GüncelSağlıkYaşam

Salgın Süresince Metanetimizi Nasıl Koruruz ?

İnsan, hayvan, bitki ve diğer birçok canlının dünyada var olduğu günden bu yana ‘virüs’ adını verdiğimiz mikroorganizmalarla iç içeyiz. İlk çağlardan bu yana insan ırkını doğrudan veya dolaylı şekilde tehdit eden salgınlara yol açan bu mikroorganizmalarla başa çıkmak çoğu zaman göründüğü kadar kolay aslında. 

Salgınlarla baş etme süresinde korunma, hijyen ve temizlik kadar önemli bir konu daha var: “Metanet”. Bilmeliyiz ki ruh sağlığını korumak ’ta alacağımız tedbirlerin bir parçası olmalıdır. Elbet çevrenizde görmüşsünüzdür;  

-öksürüyorum, hapşırdım, burnum aktı kesin bende virüs var.  

-Çinliler de yılan yemeden duramamışlar mı?  

-vaka sayısı bilmem ne kadar oldu.  

-abi kıyamet yakın ya. 

 Şimdi hep beraber bu olumsuzluklara kulak tıkayalım. Pozitifliğimizi koruyacak çok tatlı sebeplerimiz var. Covid-19 virüsünden dünya genelinde iyileşen on binlerce insan var (93.602) Bu demek oluyor ki enfekte olan kişilerin hepsi ölmüyor. Ülkemizde koruyucu tedbirler de üst düzeyde. El yıkama oranı ülke geneli %94. Sağlık neferlerimiz işlerini öz veriyle yapıyor. Okul, işyeri, özel sektör tatilleri derken ülke nüfusunun büyük çoğunluğu salgın tam tedaviyle sonuçlanana dek evlerinden gereksiz çıkmayacaklarını taahhüt ediyor. Gelin metanetimizi birkaç basit yöntemle hep beraber koruyalım. 

SOSYAL MEDYA DETOKSU 

Bu detoksla sosyal medyada asılsız ve yalan haber yapan sayfaları takip etmeyi bırakıyoruz. Bu haberlere denk geldiğimizde resmî açıklama sonucu paylaşılmamışsa arkadaşlarımızla, sevdiklerimizle paylaşmıyoruz. Resmi kurumlardan açıklaması olmayan hiçbir yazı, belge, ses kaydı ve görüntüye itibar etmiyoruz. 

ARKADAŞLA SOHBET 

Gün içinde dostlarımızla, arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetleri ilk fırsatta salgına aşı bulmuş bir uzman edasıyla bu konuyu konuşmaya çekmiyoruz. Arkadaşım senin bildiğini ben biliyorum, benim bildiğimi sen biliyorsun, İki dakika güzel sohbet edeceğiz. Korku senaryolarıyla bulandırmıyoruz! 

ACİL DURUMUN YOKSA EVDE KAL 

Sokağa çıkıp dedelerin, nenelerin özgürce dolaştığını görmek yerine evde kalıyoruz. 

EVDE YAPILACAK AKTİVİTELER 

Evde kaldığımız süre zarfında sadece motive edici aktivitelere yöneliyoruz. Korku filmi, gerilim dizileri izlemeyi, kıyamet senaryoları kitaplarını okumayı bir kenara bırakıyoruz. Bunun yerine hava güneşliyken bacasından duman çıkan evler çizelim. 60’lar 90’lar pop şarkıları dinleyelim. Bitkilerimizi sulayalım; büyümelerini gözlemleyelim. Kedi, balık, kuş vb. evcil hayvanlar besleyelim.  

UYKU DÜZENİ

Evde olmanın verdiği rahatlık sonucu uyku düzeninizi alt üst ettiğinizi görüyorum. Gece 3-4’e kadar uyanık kalıp öğlen 2-3 civarı uyanmak sinirsel ve ruhsal dengemizi alt üst edecektir. Bu nedenle erken uyuyup erken uyanmaya ve güne zinde başlamak için bol proteinli kahvaltılar yapmaya devam edelim. 

AŞIRI KONUŞMA VEYA AŞIRI SUSKUNLUK 

İşimizi görecek gerekli konuşmalar dışında çenemizi yormuyoruz. Yeni cümleler kurdukça harcanan enerjiden dolayı anksiyeteniz sürekli aktif olacaktır. Suskunluğa gömülüp konuşmamak da gerginliğimizi iç organlarımıza yansıtacağından muhabbetlerimizi kısa ve öz bir şekilde motivasyon konuşmalarına çeviriyoruz. 

DENGELİ BESLENME 

Bu süre zarfında abur cuburdan ziyade hem bağışıklığımızı güçlendirecek hem de ruhsal sağlığımızı koruyacak gıdalar tüketiyoruz. Öğünlerimizin arasına besleyici ve doğal gıdalar ekliyoruz. Paketli gıdaların insan sağlığını tehdit ettiği ve duygu durum bozukluğuna yol açtığı aşikar. Abur cuburlar yerine badem, ceviz, fıstık, kuru üzüm, hurma, fındık vb. çerezleri tüketiyoruz. Çay,kahve gibi kafein içerikli içecekler yerine; papatya çayı, rezene çayı, melisa çayı, kış çayı gibi çayları tüketiyoruz. Öğünlerimizin saatini her gün aynı tutmaya özen gösteriyoruz. 

FAYDALI MAKALELER 

Gündemden uzak kalmayayım ama yanlış bilgiler de edinmeyeyim diyorsanız makale yazılarını okuyabilirsiniz. Bu hem doğru bilgi almanızı sağlayacak hem de doğrusunu bildiğiniz şeyden korkmamanızı sağlayacaktır. Uzman profesörlerin yazılarını takipten bırakmıyoruz. 

DERGİLER 

TÜBİTAK‘ın yayına ücretsiz açtığı dergi içeriklerini çocuk-yetişkin fark etmeksizin okuyup kafa dağıtabilirsiniz. Aynı zamanda müzeler de ücretsiz online geziye açık. 

UMUT HER ZAMAN VAR 

Sona gelmişken; bu günleri de atlatacağımıza ve çok mutlu bir Türkiye olarak bu oyundan da kazanan taraf olarak çıkacağımıza inanmanızı istiyorum. Çevrenizdekilere de umut aşılamaya hepinizi davet ediyorum. 

Yazıma son verirken merak etmeyin arkadaşlar şu konuşmayı elbet yapacağız: ‘oooo biz martta ne yaşadık öyle ya…’ Hem de bir yaz akşamı, bahçede sevdiklerimizle semaver çayımızı yudumlarken… 

Sağlıklı günler diliyorum, umut her zaman var. 

Etiketler
Daha Fazla Göster

admin

FikrimNet.Com sitesi içerisinde güncel hayata dair bir çok konu hakkında bilgi edinebileceğiniz geniş kapsamlı blog sitesi. Sitemizdeki tüm içerikler tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Oluşabilecek problemlerden fikrimnet.com sitesi sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı